26 Şubat 2018 Pazartesi

10 yıl sonra da ben benim

   Ocak'ın yirmi ikisinde saat beşte ayaktayım. Yapılacaklar çok. Cezveye bir bardaklık süt ve demliğe iki kaşık çay koyuyorum.
   Belim ağrıyor yine, genişletiyorum. O... Önerdikleri alet, sabahları belimi rahatlatıyor. Benimkiler yine mızmızlanıyor odalarında. Uyanmışlar demek ki. Konuştuklarına bakılılırsa unutmuşlar. Büyümuşüm artık, bir kez doğdum, sadece yaşlanıyormuşum. Olsun, kendimi ben kutlarım. Bi ara.
    Paketi açıyorum, sıcak sütle iyi oluyor, yarım gün tutuyor. Kendimi nasıl kutlayacağımı düşünerek yola koyuluyorum. Asansörde baya vaktim oluyor. Tek bir sayfa okumak bile yetiyor artık. H`al`a uyanamamış olmalıyım ki uzun uzun bakınca geldiğim kat numarasını ancak algılayabildim.
    Temiz havayı içime çekiyorum, tam adım atacakken... Etrafımdaki çoğu şeyin bulanık olduğunu fark ediyorum. Gözlüğümü unutmuşum!
   Olsun, bugünlük 3 sayfa olsun. Bi ara, bu ara olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder